12 Temmuz 2016 Salı

Bayram Tatili - Ilgaz Gezisi


أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لَامَّةٍ
"Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım."

Bayram geçti, tatil bitti, zaman oldu ancak yazıyorum. Büyüklerden ayrı geçen bayramları sevmesem de bu bayram böyle oldu diyelim. Kendimize bir tatil ayarladık, oraya yol aldık. Çocuklar çok mutlu oldular. Yeni yerler onları her daim heyecanlandırıyor. Hoş biz de farklı değiliz. Ankara'nın sıcağından kaçıp Ilgaz Dağı'nın serinliğine ve havasına kaçmak çok iyi fikirmiş, memnun olduk. Güzel başlayıp güzel biten bir tatildi şükürler olsun. Gezdik gördük eğlendik, aile hayatımıza birer hatıra olarak kaydettik. Kim bilir kısmet olur yine gideriz, ailecek sevdiğimiz bir ortam yeşillik ve dağ havası...

29 Haziran 2016 Çarşamba

Sade Hayat

Kaçmak geliyor içimden son dönemlerde özellikle. İşten güçten, insan ve bina kalabalığından... Çok sıkıyor beni bu medeniyet! Herşeyde bir karmaşıklık, insan ilişkileri çirkin! Önceleri direniyorsunuz zamanla onu da kaybediyor, kendinizin de öyle olmaya başladığınızı fark ediyorsunuz. Çözüm çare aramak yorucu geliyor artık, böyle gelmiş böyle gider diyorsunuz... Haliniz yok iyi şeyler için çabalamaya. Düzen kendini kurmuş, uymayanı kabul etmiyor zaten! Ya o düzene uyacak, yada ondna kaçacaksınız...
Neyse ne sebebi işte kaçasım var bir dağ başına! Küçük bir kulübem olsun. İçine baktığımda istemem olmasın çoğum, herşey tek olsun varsın az olsun belki de olmasın! Yeter bana oyalanacağım küçük bir bahçem. Bundan sonra sadece çürümüş domateslere üzüleceğim...  Altına oturup dinleneceğim bir kaç ağaç olmalı çevrede. Etrafta illaki vardır, Allah'ın rahmeti onlar. Çevreme bakınacağım, yakın olduğum toprağa. Sarı sade bir çicek yarenlik edecek bana...Gözümü kapatınca sessizliği duymakla kalmayacak hissedeceğim. Neden sonra bir ağustos böceği ötecek. Çocukluğumun yaz günleri gelecek aklıma... Huzur gelecek...

"Zamanla değil bir yerde benim olmayan birşeyle yaşlanıyorum." Edip Cansever 


28 Şubat 2016 Pazar

Şubat Biterken

Başlık bulamıyorum artık, nadiren yazdığım için o biterken şu başlarken yazıp geçiyorum...
Oğlandan ve kızdan son durumları yazayım istiyorum. Yazacak çok şey olsa da oturup düşününce nedense insanın aklına gelmiyor. Gelenleri yazıp bitireyim...
Oğlanın okulda çizgi çalışmaları, sayı çalışmaları ve dört işlem çalışmaları yapılıyormuş galiba eve ufaktan ödevler gelmeye başladı. Bunların birinci sınıfta yapılacağını sanıyordum - ki belkide yapılıyordur- şimdiden başlamak garibime gitti. Arada ingilizce tekrarlar geliyor ya onları geçiştiriyorum, git oyna oğlum diyorum. Kimileri duysa kızar belki buna ama umurumda da değil :) insan bir kere çocuk oluyor, ömrünün ilerleyen dönemlerinde istediği kadar ingilizce çalışabilir. Üzerine çok düşmesemde bu konunun okuldaki hoca oldukça başarılı ki, çocuğa yerleşiyor. Renkler, yiyecekler derken şimdilerde meslekleri öğrenmişler. Bize soruyor bazen "firefighter?" cevap bekliyor, " policeofficer, postman, tailor, nurse...." böyle devam ediyor. Hoşumuza gitmedi değil.