14 Haziran 2012 Perşembe

Keremini ile 20. Aya Veda

Biricik oğlum, miniğim 20. ayını doldurdu. Gün geçtikçe şirinliği de yaramazlığı kadar artıyor. Yaramazlık yaparken gözlerinin kısarak takındığı gülüşü beni mahvetmekte. Saçları uzayınca çok yakıştı, kestirmeyeceğim bir daha uzasın :) Ona baktıkça hayranlıktan başım dönüyor. Kurduğu cümleler, verdiği emirler ise bambaşka güzel. Gülerek bana koşuşu, kucak yapışı var ki dünyada böyle bir güzellik, böyle bir mutluluk daha var mı? Hele yüzümü elleri arasına alıp okşaması, ciddi ciddi bakarak şefkat göstermesi, romantik kuzumun bir gün koca adam olsa da unutamayacağım anılarından.
Ben şarkı söyleyince sanki dünyadaki en güzel sesi dinler gibi bakışı, gözleri ile yüzümü süzüşü amann Allahım ne mutlu bana, şükürler olsun Sana! Hayran olduğum bir erkek vardı hayatımda, iki oldu :) Bu iki kıvırcık saçlıyı beraber görünce dualarımın kabul olduğunu anlıyorum.
Genel hallerini düşünürsem hala dağınık bir çocuk. Bakıcının Kerem düzenli bir çocuk, arabalarını bile aynı hizada diziyor, oyuncaklarını topluyor sözlerine aylardır kanıtlar bir durum göremedim bizim evde. Bakıcının ilgi ve alakasını, mürebbiye gibi terbiye verişini, herşeyi anlatarak anlamasını sağlayışını çok takdir ediyorum. Dinlemeye meyilli kuzum inş. ömrün boyunca söylenen sözleri dinlersin, akıl almayı yeğlersin...
Bakıcı ve ailesinden aldığı terbiyeden mi yoksa kendi tabiatından mı oğlum hala diğer çocuklardaki bazı davranışları anlamakta zorlanıyor. Elinden oyuncağını almaya çalışan yada kıskançlıktan kendini iten bir çocuğa şaşkın şaşkın bakıyor. Ruhunda kötü duygular barındırmıyor halen, saflığına ve temizliğine, karakterine hayranım. Bu durum babadan kaynaklanıyor sanırım.
Odasında yalnız oynamayı sevmiyor, oyuncaklarını alıp salona bizim yanımıza geliyor, orada oynuyor. Yalnızlıktan hoşlanmıyor. Sanırım bir kardeş onu mutlu edecek. Son zamanlarda karanlıktan korkmaya başladı. Tatilde hep benimle yattığı için artık beşiğinde kendi kendine uyumuyor, her tatil dönüşü bu bocalama oluyor. Zorlamıyorum nasılsa yavaştan yine kendi beşiğinde, sakince uyumaya geçecektir.
İstediği olmayınca kaba kuvvet uyguluyor anneye. Oyun sanıyor onu, şimdilik incitmiyor :) Yemekleri kendi yemek istiyor, hiç yemeyeceği yemeği bile kendi yiyince bitiriyor. Bakıcının dediğine göre süte düşkünlüğü arttı. Bende sabah aksam emzirmeye çalışıyorum, bıraktırmaya üşeniyorum, birde emzirmeyi seviyorum. Doktorum da sakıncası olmadığı söyleyince çok üzerine düşmedim ama Ramazan öncesi bıraktırsam iyi olacak.
Bir kaç aydır çok güzel top oynuyor, açık alana çıkacaksak topunuda alıyoruz top koşturuyor. Karşılıklı paslaşabiliyor. Geçenlerde Altınparkta meydanda koşturuyor yine böyle. Çevreden insanlar pas atıyor, Kerem karşılıyor herkes şaşkın, derken bir seyirci kitlesi oldu oğlumun :) Çevreden "aaa ne güzel vuruyor topa" lafları gelirken oğlum yere bir yığılıyor, ağız burun kan içinde! Hani gelde nazara inanma! İlerde sporla uğraşmasını çok istiyoruz babayla. 3-4 yaşlarında alan spor okulları var ise göndermeyi düşünüyoruz. Futbolcu olmasını değilde hayatı boyunca sosyal hayatında bir yada bir kaç spor dalı ile ilgilenmesini isterdim.
Allah sağlık sıhhat versin, inş. o günleri görürsek... Nice 20 li aylara, yaşlara, yıllara inş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder